TIMSS-1999 çalışmasındaki fen
sorularının %8’i bilimsel araştırma
ve bilimin doğası alanından sorulmuştur.
TIMSS-1999 çalışmasında sorulan
soruların bir kısmı yayınlanmaktadır
(ISC, 2000b). Bilimsel araştırma ve
bilimin doğası alanından toplam
12 soru sorulmuş ve bu sorulardan dört
tanesi yayınlanmıştır. Sorular
ve cevapları aşağıda verilmektedir:
Soru 1: İki şişeden biri sirke, diğeri zeytin
yağı ile doldurulmuştur. Şişeler
ağızları açık olarak güneş
alan bir pencerenin önüne konulmuştur.
Günler sonra yapılan gözlemde iki şişenin
de boş olduğu gözlenmiştir. Bu
gözlemden ne sonuç çıkarılabilir?
- Sirke zeytin yağından daha hızlı
buharlaşır.
- Zeytin yağı sirkeden daha hızlı
buharlaşır.
- Sirke ve zeytin yağı buharlaşır.
- Sadece su içeren sıvılar buharlaşır.
- Güneş ışığı
buharlaşma için gereklidir.
Cevap 1: C şıkkıdır.
Bu sorunun uluslararası doğru
cevaplanma yüzdesi %48’dir. Bu soruda öğrencilerin
yapılan bir gözlemden bilimsel bir yorum
yapmaları istenmektedir. Bu soruyu cevaplayabilmek
için öğrencilerin deneylerde gözlemler
yaparak ve gözlemlerde elde edilen verileri
yorumlayabilme becerilerinin gelişmiş
olması gerekir. Bu soruya doğru cevap
veren öğrencilerin yüzdeleri her ülke için
açıklanmıştır. İngiltere
ve Singapurdan katılan öğrencilerin
%78’i, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletlerinden
katılan öğrencilerin %76’sı bu
soruya doğru cevap vermişlerdir. Ülkemizden
katılan öğrencilerin ise %40’ı
bu soruya doğru cevap vermişlerdir.
Bu soru makalenin başında
verilen Temel fıkrasına benzemektedir.
Bu soruyu yanlış cevaplayan, örneğin
sirke zeytin yağından daha hızlı
buharlaşır yorumunu yapan bir öğrenci,
Temel’in düştüğü hataya düşmekte
ve gözlem sonuçlarından yanlış
yorum yapmaktadır. Günler sonra tek gözlem
yapılmıştır ve iki sıvının
da buharlaştığı gözlenmiştir.
Aralarda gözlem yapılmadığı
için hangisinin daha hızlı buharlaştığı
yolunda yorum yapılamaz. Temel de pirenin
bacaklarını kesip, zıplayamadığını
gözlediği halde bu gözlem verilerini pirenin
duyu kaybına uğraması olarak
yorumlamıştır.
Soru 2: Bilim adamlarının deneylerde aldıkları
ölçümleri tekrarlamalarının nedeni
aşağıdakilerden hangisidir?
- düzeneğin çalıştığını
kontrol etmek
- sonuçları tabloda listelemek
- deneysel hatayı tahmin etmek
- deneysel durumları değiştirmek
Cevap 2: C şıkkıdır.
Bu sorunun uluslararası doğru
cevaplanma yüzdesi %40’dır. Bu soruda öğrencilerin
deneylerde ölçümlerin neden tekrar edildiğini
bilip bilmedikleri ölçülmeye çalışılmaktadır.
Öğrencilerin bu soruyu cevaplayabilmeleri
için ölçüm alınan bazı deneylerde
birden fazla ölçüm alarak deneysel hatayı
hesaplamaları ve ne anlama geldiğini,
neden gerekli olduğunu anlamaları
gerekir.
Soru 3: Alexander Fleming bir deney kabında çoğalan
bakterinin aynı tabakta oluşan bir
küfün yanında çoğalmadığını
gözler. Bu gözlemine dayanarak deney raporuna
şunu yazar “Küf bakteriyi öldürecek bir
madde üretiyor olabilir”. Bu cümle aşağıdakilerden
hangisidir?
- gözlem
- hipotez
- genelleme
- çıkarım
Cevap 3: B şıkkıdır. Bu sorunun uluslararası
doğru cevaplanma yüzdesi %35’tir. Bu soruyu
cevaplayabilmek için öğrencinin gözlem,
hipotez, genelleme ve çıkarımın
ne olduğunu biliyor olması ve hipotez
oluşturma becerisinin gelişmiş
olması gerekir.
Soru 4: Egzersiz yaptıktan sonra kalp atışlarının
normale dönmesi için geçen süreyi bulmak amacıyla
bir deney yapacağınızı varsayın.
Hangi materyalleri kullanırsınız
ve nasıl bir yol izlersiniz?
Cevap 4: Bu soru açık uçlu bir sorudur ve aşağıdaki
rübrik (not cetveli) kullanılarak değerlendirilmiştir.
Sorunun uluslararası doğru cevaplanma
yüzdesi %12’dir. Bu soruyu cevaplayabilmek için
öğrencinin deney yapma becerisinin gelişmiş
olması gerekir.
| Kod |
Doğru
Cevaplar |
| 20 |
Aşağıdaki özellikleri içeren bir prosedür
tanımlar:
i.
biri
(ya da kendisi) normal kalp atışını
ölçer (kronometre kullanarak)
ii.
denek
egzersiz yapar.
iii.
deneğin
egzersizi bitirdiği andan kalp atışları
normale dönene kadar geçen zaman ölçülür. |
| 29 |
Diğer doğru kabul edebilecek cevaplar |
Kısmi
doğru cevaplar |
| 10 |
Kod 20’deki cevap, fakat başta normal kalp atışı
ölçümü belirtilmemiş.
Örnek: Materyaller: kronometre, kişi.
Bir denek 5 dakika egzersiz bisikletine biner ve durur.
Kalp atışlarının normale
dönene kadar geçen süre ölçülür. |
| 11 |
Kod 20’deki cevap fakat egzersizin bitiminden kalp
atışlarının normale
dönmesine kadar geçen zamanın ölçülmesi
belirtilmemiş.
Örnek: Saat
Dinlenmiş haldeki kalp atışlarını
ölç. Egzersiz yap. Daha sonra kalp atışların
normale dönene kadar kalp atışlarını
ölç.
Kalp atışını ölç ve kaydet. Sonra
bir süre egzersiz yap. Egzersiz yapmayı
bırak ve kalp atışlarının
normale döndüğü noktayı kaydet.
|
| 19 |
Bir kriterin tamamıyla tanımlanmadığı
kısmi doğru cevaplar. |
Yanlış
Cevaplar |
| 70 |
Prosedür yok. Sadece materyaller yazılmış.
Örnek: Saat, insan ve egzersiz aletleri |
| 71 |
Kod 20’deki kriterleri tam tanımlamadan yüzeysel
prosedürü tanımlar.
Örnek: Bir kişiye egzersiz yaptır ve kalp
atışlarını ölç. |
| 72 |
Sadece kalp atışının nasıl
ölçüleceğini anlatır.
Örnek: Parmağınızı bileğinize
koyun ve nabzınızı 10 saniye
süre ile sayın. |
| 79 |
|
Boş
cevap |
| 99 |
Boş bırakılmış |
TIMSS 1999’da sorulan sorular incelendiğinde
dört sorunun da tamamen bilimsel süreç becerilerini
ölçtüğü görülmektedir. TIMSS-1999 çalışmasında,
Türkiye genel sıralamada 38 ülkeden 33.
olmuş ve uluslararası ortalamanın istatistiksel anlamlı
farkla altında kalmıştır.
Bilimsel araştırma ve bilimin doğası
alanında yapılan sıralamada da
33. olmuştur. Bilimsel araştırma
ve bilimin doğası alanında yapılan
sıralamada ilk beşe giren ülkeler
sırasıyla Singapur, Güney Kore, Japonya,
Tayvan ve İngiltere’dir. Bu ülkeler genel
sıralamada da çok başarılı
olan ülkelerdir. Genel sıralamada Tayvan
birinci, Singapur ikinci, Japonya dördüncü,
Kore beşinci ve İngiltere dokuzuncu
olmuştur.
TIMSS-1999 çalışmasında
ülkelerin fen programları hakkında
da veriler toplanmıştır. Türkiye
fen programında dünya bilimi,
canlı bilimi, fizik, kimya, çevre fen alanlardaki
konuların tamamını (%100) öğretmeyi
amaçladığını rapor ederken,
bilimsel araştırma ve bilimin doğası
alanında belirlenen alt başlıkların
%67’sini öğretmeyi amaçladığını
rapor etmiştir (ISC, 2000a: Exhibit 5.11).
Buna TIMSS-1999 çalışmasına katılan
çoğu ülkede çok fazla önem verilmektedir.
Örneğin, Avustralya, İngiltere, İsrail,
Malezya, Amerika, Tayvan, Singapur ve Japonya.
Ayrıca, öğretmen ve öğrencilerden
toplanan veriler incelendiğinde Türkiye
fen derslerinde en az deney yapılan ülkelerdendir
(ISC, 2000a: Exhibit 6.9).
Türkiye’de 2001-2002 öğretim
yılı birinci döneminde uygulanmaya
başlanan yeni İlköğretim Fen
Bilgisi programının “Giriş” bölümünde
öğrencinin temel rolü kendisinin keşfetmesi
ve öğrenmesi olarak tanımlanmıştır
(Milli Eğitim Bakanlığı,
2000). Programın “Öğretim Programından
Beklenenler” bölümünde programın bilimin
önemini kavramış, toplumsal ve teknolojik
gelişmelere uyum sağlayan ve bu gelişmelere
katkıda bulunan, görev ve sorumluluk bilinci
taşıyan, yetenekli, bilgili, deneyimli
ve nitelikli uygar bireyler yetişmesini
sağlamayı hedeflediği belirtilmektedir.
Öğrenciler bu hedefe yönelik kazanımlara,
öğrenmede birbirinden ayrılmayan ve
bütünlük içinde uygulanması gereken şu
dört süreç ile ulaşabilecekleri belirtilmektedir:
·
“Sorular
sorarak, inceleme ve gözlemler yaparak, veriler
üretip değerlendirerek; kısaca bilimsel
düşünerek,
· Ulaştıkları sonuç ve bulguları, ilgili
başka sonuç ve bulgularla ve farklı
görüşlerle karşılaştırıp
uygun şekilde yazarak ve sunarak; kısaca
bilimsel iletişim kurarak,
· Bilimin sonuçlarını, karşılaştıkları
çeşitli gözlem, sorun ve fikirleri açıklamak
için kullanarak; kısaca bilimi yaşama
geçirerek,
· Edindikleri bilgi ve becerileri, yerinde ve doğru
kullanarak; kısaca sorumlu davranarak”
(Milli Eğitim Bakanlığı,
2000 sayfa: 1003)
Aynı bölümde bilimsel araştırmaya
önem verildiğini gösteren bir paragraf
daha bulunmaktadır:
“Özellikle fen bilimleri öğreniminde, öğrencilerin
yaş ve düzeylerine göre uyulması gereken
gözlemden model ve formül geliştirmeye
kadar bir dizi aşama vardır. Bunlara
ek olarak bilimsel öğrenim süreci
uygulanırken ve konular işlenirken
dört ana grup halinde belirtilen şu önemli
hususların ve birleştirici kavramların
kapsanması gerekir:
· Kavramlar, ilkeler, gerçekler, yasalar ve kuramlardan
oluşan bilimsel bilgiler kapsanmalıdır.
· Bilimsel bulguların geliştirilmesini sağlayan
ve çeşitli teknikler içeren bilimsel
süreçler uygulanmalıdır.
·
Benzerlikler
ve çeşitlilik, değişme ve kalıcılık,
sistemler ve etkileşimler, sağlık
ve iyi yaşam, bilim, teknoloji, toplum
ve çevre ilişkileri vurgulanmalıdır.”
(Milli Eğitim Bakanlığı, 2000 sayfa:
1003)
Programdan alınan yukarıdaki
kesitlerden yeni fen programı tanıtılırken,
bilimsel araştırmalar yoluyla fen
öğrenilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Öğrencilerin yaş ve düzeylerine göre
uyulması gereken gözlemden model ve
formül geliştirmeye kadar bir dizi aşama
bilimsel süreç becerileri olabilir. Öğrencilerin
bilimsel araştırma yoluyla fen öğrenebilmeleri
için geliştirmeleri gereken bilimsel süreç
becerileri vardır. Bunlar hakkında
programda daha fazla açıklama yoktur. Bu
makalede kısaca bilimsel süreç becerilerilerine
değinilecek ve bir kaç örnek etkinlik verilecektir.
Bilimsel Araştırma Yoluyla Fen Öğretimi
ve Bilimsel Süreç Becerileri
Bilimsel araştırma yoluyla fen öğretimi
problem çözme stratejisini kullanır. Bilimsel
araştırma yoluyla fen öğretiminde
probleme ve çözüm yoluna öğrenciler karar
verir, uygularlar, uygulama içinde verilen kararları
değiştirilebilir. Ayrıca, bilimsel
araştırma yoluyla fen öğretiminde
problemler açık uçlu ve gerçek hayattan
problemlerdir. Bilimsel araştırma
yoluyla fen öğretiminde öğretmen rehberliği
azdır. Bilimsel araştırma yoluyla
fen öğretiminde amaç, öğrencileri
bilim yapma sürecine yönlendirmek ve bilimsel
bilgileri kendi bilimsel araştırmaları
sonucunda oluşturmalarını desteklemektir.
Bilimsel araştırma yaparken sadece
bilimsel bilgi üretmekle kalmayıp hayatta
bilimsel düşünmek ve gerektiğinde
bilimsel süreçleri kullanarak bilgiye ulaşmak
için beceriler geliştirmeleri ve bilimin
doğasını yaşayarak öğrenmeleridir.
Öğrenciler bilimsel araştırma
yoluyla fen öğrenirken dikkat edilmesi
gereken noktalar vardır. Öğrencilerin
bilimsel süreç becerileri onlar kullandıkça
gelişecektir, fakat öğrencilerin yaşları
dikkate alınmalıdır. İlköğretimin
ilk kademelerinde (A-3) öğrencilerden bilimsel
araştırma tasarlamaları ve uygulamaları
beklenmemeli fakat bunların temelleri atılmalıdır.
Yapılabilecek küçük etkinliklerle öğrencilerin
detaylı gözlem yapma, ölçüm yapma, yapılanların
ve verilerin kaydedilmesi, verileri yorumlama,
verilere dayanarak çıkarımlar yapma
gibi becerilerin geliştirilmesi amaçlanmalıdır.
Bu tür beceriler daha üst becerilere temel hazırladığı
için temel süreç becerileri olarak adlandırılmaktadır
(Abruscato, 1996; Martin, Sexton & Gerlovich,
2002). Öğrencilerin fen öğrenirken
yapacakları küçük etkinliklerle temel becerileri
geliştirmeleri desteklenmelidir.
Temel Beceriler
Gözlem Yapma: Gözlem nesneleri ya da olayları incelerken duyularımızı
kullanarak ya da değişik aletleri
kullanarak yaptığımız incelemelerdir.
Gözlem yaparken nesnelerin özelliklerine, hareketlerindeki
ya da yapılarındaki değişime
dikkat ederiz. Gözlemler
nitel ya da nicel olabilir. Nitel gözlemler
suyun kaynamasının gözlenmesi, çiçeğin
boyunun uzamasının gözlenmesi gibi
ölçüm gerektirmeyen gözlemlerdir. Gerektiğinde
nicel gözlemlerde yaparız, örneğin
suyun kaynaması öncesinden başlayarak
suyun sıcaklığını ölçtüğünüzde
ya da bitkinin boyunu belli zaman aralıklarıyla
ölçerek bitkinin büyümesi gözlenirse bunlar
nicel gözlemlerdir. Öğrencilerin gözlem
yapma becerilerini geliştirebilmeleri için
bol bol gözlem yapmaları gerekir. Fen derslerinde
değişik büyütme özelliğine sahip
büyüteçler, son sınıflara doğru
basit mikroskoplar ve varsa teleskop kullanarak
çevrelerindeki nesne ve olayları gözlemeleri
sağlanabilir. Yaptıkları etkinliklerdeki
nesne ve olayları incelerken ne gördükleri
yolunda sorgulanmalılar ve gözlemleri yoluyla
veri toplamaları desteklenmelidir.
Sınıflandırma yapma: Sınıflandırma gözlem yoluyla toplanan
verilerin düzenlenmesidir. Öğrencilerin
bu beceriyi geliştirilebilmeleri için bol
bol sınıflandırma etkinlikleri
yapılmalıdır. Öğrencilerin
topladıkları verileri sıralamaları,
aralarındaki ilişkilere göre düzenlemeleri
istenmelidir. İlk sınıflardaki
öğrencilere çalışma yaprakları
düzenlenerek, verilerin girileceği tablolar
dağıtılarak bu beceri desteklenebilir.
Gözlemlerini sınıflandırdıkça,
gözlemlerinden bilgi üretmeleri daha sağlıklı
yapılabilir. Bitki ve hayvan sınıflandırmaları
işlenirken öğrencilere değişik
kriterlere göre sınıflandırmalar
yapmaları istenebilir. Bunun dışında
çok miktarda kaya, toprak, bitki, çiçek örnekleri
verilerek de öğrencilerden sınıflandırma
yapmaları istenebilir.
Bilimsel İletişim Kurma: İletişim fikir ve düşüncelerin
paylaşılmasıdır. Sözlü ya
da yazılı olabilir. Öğrencilerin
yaptıkları etkinlikte gözledikleri
olaylar hakkında fikir yürütmeleri ve bunları
grup arkadaşlarıyla paylaşmaları,
grup tartışmaları yapmaları
desteklenerek ve grubun bulduğu sonuçları
sınıfa sunmaları sağlanarak
geliştirilebilir. Bu yolla öğrenciler
bilgilerini paylaşırlar ve birbirlerine
dönüt üretirler yani bilimsel iletişim
kurarlar. Toplanan verilerden grafik çizme,
tablo oluşturma ve rapor yazmak verilerin
anlaşılmasını kolaylaştırması
ve bilimsel iletişimi desteklediği
için kullanılabilir.
Ölçüm Yapma: Ölçüm, bir gözlemin nicel veriye çevrilmesidir. Ölçüm
bazen standart olmayan yollarla (adım,
karış, v. b.) bazen de standardize
edilmiş aletlerle yapılabilir. Ağırlık,
kütle, uzunluk, sıcaklık gibi özellikler
bilimsel aletlerle ölçülebilir. Öğrencinin
bu beceriyi geliştirmesi içinde etkinliklerde
ölçüm yapması gerekir. Fen deneylerindeki
kütle ölçümleri, sıcaklık ölçümleri
bu amaca hizmet eder. Fakat sınıf
ortamında da öğrencilere ölçüm yaptırılabilir.
Örneğin, öğrenciler boylarını
ölçebilirler, sınıftaki değişik
eşyaların boylarını ölçebilirler,
sınıfa ya da sınıf penceresinin
dışına yerleştirilen bir
termometre ile sıcaklık ölçebilirler.
Tahmin Etme: Bir olayın sonucunu elimizdeki verilere ya da geçmişteki
deneyimlerimize dayanarak önceden kestirmeye
tahmin denir. Tahminler doğru ya da yanlış
çıkabilir; olay beklendiği gibi ya
da beklenenden farklı sonuçlanabilir, fakat
tahmin etmek öğrencilerde gelişmesi
gereken bir beceridir. Bu beceriyi geliştirmek
içinde öğrencilerden deney ya da küçük
de olsa bir eylem yapacakları zaman sonucunda
ne olacağı sorularak, tahmin etmeleri
sağlanabilir. Örneğin, bir cismi suya
atmadan önce batıp batmayacağının
tahmini, bitkilerinin güneş almadığında
ne olacağının tahmini gibi tahminler
yapılabilir.
Çıkarım Yapma: Çıkarım bir gözlemin nedenleri konusunda
yaptığımız tahminlerdir.
Çıkarım genelde tahminle karıştırılır.
Tahmin bir olayın sonucunu önceden
kestirmektir. Çıkarım ise o olayın
nedenleri hakkındaki tahminlerimizdir.
Çıkarımlarımız verilere
dayanmak zorundadır. Gözlem yoluyla veri
toplar, bu verilere dayanarak da gözlediğimiz
olayların nedenleri hakkında çıkarımlarda
bulunuruz. Örneğin, ışığın
bitki büyümesine etkisi deneyinde bir bitkiyi
üç gün boyunca güneş ışığında,
benzer bir bitkiyi de karanlık ortamda
bırakalım. Üç günün sonunda iki bitki
yanyana konulduğunda elde ettiğimiz
veri, güneş ışığı
alan bitkinin sağlıklı büyümeye
devam ettiği, karanlıkta kalanın
ise buruştuğudur. Bu verilere dayanarak
karanlık ortamda kalan bitkinin buruşmasının
nedenleri konusunda yapacağımız
çıkarım da güneş ışığının
bitki büyümesinde etkili olduğu olabilir.
Deney başında iki bitki hakkında
yapılan önkestirmeler, yani karanlık
ortama koyduğumuz bitki buruşacak
ya da kuruyacak denmesi de bir tahmindir.
Temel becerilerden her biri için ayrı etkinlikler
seçmek gerekmez. Öğrenciler bir etkinlikte
gözlem yapabilir, gözlem verilerini sınıflandırabilir,
gözlemlerinden çıkarımlar yapabilir,
gözlemlerini arkadaşlarına sunarak
bilimsel iletişim kurabilir. İlköğretim
okullarındaki öğretmenler çocukların
amaçlanan fen konularını araştırma
yoluyla öğrenebilmeleri için yukarıdaki
temel becerileri kullanacakları etkinlikler
araştırabilirler ya da tasarlayabilirler.
İlköğretimin ilk kademelerinde öğrenciler
temel becerileri geliştirmişlerse,
4-5. sınıflarda ve ikinci kademede
birleştirilmiş becerilerin geliştirmeleri
desteklenerek daha bilimsel araştırmalara
doğru yönlendirilebilirler ve daha uzun
araştırmalar yapabilirler. İlköğretimin
ikinci kademesindeki fen öğretiminde araştırma
yoluyla fen öğretimine daha çok önem verilebilir
çünkü bu yaşlardaki öğrenciler araştırma
yoluyla fen öğretimini gerçekleştirebilirler
ve bu tarzda fen öğretimi de onların
kompleks düşünce becerilerini geliştirmelerini
destekler. İkinci kademede öğrencilerin
bilimsel araştırma yaparken geliştirebilecekleri
birleştirilmiş beceriler aşağıda
anlatılmaktadır. Bu becerilerin birleştirilmiş
beceriler olarak adlandırılmasının
sebebi temel becerilerin bir ya da bir kaçının
üzerine kurulan beceriler olmasıdır
(Abruscato, 1996; Martin, Sexton & Gerlovich,
2002).
Birleştirilmiş
Beceriler
Değişkenleri Belirleme ve Kontrol
Etme: Genelde
olayları etkileyen birden çok değişken
vardır. Gözlediğimiz bir sonucun nedenini
tam olarak bulmak istiyorsak ya da bir değişikliğin
sonucunu merak ediyorsak, söz konusu değişken
dışındaki değişkenleri
belirleyip kontrol etmemiz gerekir. Değişkenleri
belirleme ve kontrol etme becerisi yapılan
deneyler hakkında öğrencilerle deney
öncesinde deneyi etkileyecek değişkenler
ve bunları nasıl kotrol edecekleri
ya da nasıl değiştirecekleri
konusunda tartışma yapılarak
geliştirilebilir. Bu becerinin geliştirilebilmesi
için başka önemli fırsatlar deneylerin
beklenen sonuçları vermediği zamanlardır.
Bu durumla karşılaşan fen öğretmeni
panik olmamalı, hemen bu deneyimi o deneyin
neden beklendiği şekilde sonuçlanmadığı
hakkında öğrencileri sorgulayarak
deneyi etkileyen değişkenleri belirlemelerini
ve sonuçlarını etkileyen kontrol edilmesi
gereken değişken varsa onu da kotrol
edip deneyi tekrarlamalarını sağlayabilir.
Böylece, beklenen sonucu vermeyen bir deney
öğrenciler için eşsiz bir bilim yapma
fırsatı olabilir.
Hipotez Oluşturma ve Sınama: Hipotez tahmine çok benzer fakat daha kontrollü
ve formaldir. Deneyin sonucu hakkında varolan
bilgilere dayanarak yapılan eğitimli
tahminlerdir. Doğru olmak zorunda değildir.
Hipotezi oluşturduktan sonra doğruluğunu
sınamak gerekir. Bu
da deney tasarlamakla mümkündür. Hipotezde yer
alan iki değişken dışındaki
bütün değişkenler mümkün olduğunca
kontrol edilmelidir ki, gözlenecek ilişki
sadece iki değişkenin etkileşimi
hakkında bilgi versin.
Verileri Yorumlama: Deney ve gözlemler boyunca veri toplanır.
Veriler nicel ya da nitel olabilir. Örneğin,
ölçüm yapıldığında nicel
veriler, nitel gözlemler yapıldığında
da nitel veriler toplanır. Toplanan verilerin
organize edildikten sonra yorumlanması
gerekir. Verileri yorumlamak ise veriler üzerinde
mantıklı düşünülerek sonuçlar
çıkarılmasıdır. Verileri
yorumlarken o verilerden ne anladığımızı
belirtiriz.
İşevuruk Tanım Yapma: Öğrencilerin gözlem ve deneyimlerinden kaynaklanan
bilgileri kullanarak tanımlar üretmeleridir.
Örneğin, oksijenin yanma olayındaki
etkisini incelemek için yanan mumun üzerine
kavanozun kapatıldıktan sonra mumun
sönmesi deneyini yapan bir öğrenci bu deneyden
elde ettiği deneyime dayanarak “Oksijen
yanmayı sağlayan gazdır.” tanımını yaparsa bu öğrenci oksijenin bu deneye özel
tanımını yapıyor demektir.
Oksijenin bir çok farklı tanımı
vardır fakat bu deneydeki bilgilerden oluşan
tanımı yanmayı sağlayan
gaz olmasıdır.
Deney Yapma: Deney yapma şimdiye kadar öğrendiğimiz
bütün becerileri birleştiren beceridir.
Deney merakla başlar, merak edilen konu
hakkında soru(lar) sorulur. Sorular bazen
hipotez şeklinde de yazılabilir. Daha
sonra değişkenler belirlenir ve hangi
değişkenin değiştirileceği,
hangi değişken(ler)in kontrol edileceğine
karar verilir. Bu aşamadan sonra deneyin
nasıl yapılacağına, ne tür
veri toplanacağına karar verilir.
Deney uygulanır, veri toplanır, düzenlenir
ve yorumlanır. Bu yoruma dayanarak baştaki
hipotez değerlendirilir ya da soru cevaplanır.
Model Oluşturma: Modeller rahatlıkla göremediğimiz nesnelerin
somut örnekleri olabilirler. Çok büyük nesnelerin
küçültülmüş, çok küçük nesnelerinde büyültülmüş
örnekleri olabilirler ya da düşüncelerimizin
anlaşılabilmesi için hazırlanan
kavramsal modeller de olabilirler. Örneğin,
atom modeli gözle göremediğimiz atomun
gösterimidir. Dünya küre yaşadığımız
dünyanın bir modelidir. Öğrencilerin
bu becerilerini geliştirmelerine yardımcı
olabilmek için uygun fen konularında modeller
oluşturmaları desteklenebilir. Örneğin,
güneş sistemindeki uzaklıklar ve büyüklükleri
ilköğretim öğrencilerinin algılaması
zor olduğu için bütün uzaklıklar ya
da bütün büyüklükler küçültülerek güneş
sistemi modelleri oluşturulabilir. Öğrenciler
fiziksel model oluşturmayı anladıktan
sonra kavramsal modeller oluşturmaları
da desteklenebilir.
Son yıllarda bilimsel süreç becerilerine
önem verilmesinin sebebi bilim yaparak fen öğrenilebilmesi
için bu becerilerin gerekli olması yanında,
öğrencilerin gözlem ve deneyimlerinden
anlamlı bilgiler oluşturabilmelerini
sağlamaktır. Ayrıca bilimsel
süreç becerileri sadece fen öğrenirken
değil, diğer öğrenmelerde de
kullanılan süreçlerdir. Her insan günlük
hayatta öğrenirken bilimsel süreç becerilerini,
geliştirme derecesine bağlı olarak
az ya da çok kullanır. Bir olayla, nesneyle
ya da kişiyle ilgili öncelikle deneyim
kazanırız, bu deneyimlerimizi arasıra
yorumlayarak o olay, nesne ya da kişi hakkında
değerlendirmelerde bulunuruz. Bu değerlendirmeler
sonucunda o olay, nesne ya da kişiye tutumumuz
ve ilişkilerimizde değişmeler
olabilir ve bu böylece dinamik olarak devam
eder. Bundan sonraki bölümde bilimsel süreç
becerilerini geliştirmeye yönelik örnek
etkinlikler verilmektedir.
Bilimsel
Süreç Becerilerini Geliştirmeye Yönelik
Fen Öğretimine Örnek Olabilecek Etkinlikler
Bilimsel araştırma yoluyla fen öğretiminde
en iyi uygulamalar aktif sınıf ortamında
çıkar. Öğrencileri ile etkileşen
öğretmen öğrencilerin öğrendikleri
konular hakkında varolan ya da konuyu öğrendikçe
oluşacak problemlerinden yola çıkarak
ve etkin yönlendirmesiyle sınıfta
ilgi çekecek, öğrencilerin çözmek için
çaba harcayacakları problemler bulunmasına
yardımcı olabilir. Bu makalede buna
imkan olmadığı için bilimsel
süreç becerilerinden bazılarının
gelişmesini destekleyebilecek bir kaç etkinlik
verilmektedir. Bunlar öğrencileri öğrenme
sürecine ısındıran, önbilgilerini
ortaya çıkaracak giriş etkinlikleri
olarak düşünülebilir. Bu etkinlikleri yaparken
öğrencilerin soruları ortaya çıkacaktır,
öğretmen onların sorularını
araştırmaları yolunda yeni deneyler
ya da araştırmalar yapmalarını
desteklerse bilimsel araştırma sürecine
girmişler demektir. Bu bölümde öğrencilerin
fiziksel ve kimyasal değişim, karışımları
ayırma teknikleri kavramlarını
açık uçlu etkinliklerle keşfedeceği
etkinlikler verilmektedir. Etkinlikler öğretmenlere
yönelik yazılmıştır.
Maddeler
Değişir Mi?
Kullanılan Bilimsel Süreç Becerileri: Gözlem, çıkarım, sınıflandırma,
iletişim kurma
Malzemeler: Küp şeker (4-5 tane), sıcak su, deney tüpü
Yapılışı:
1.
Öğrencilerden
küp şekeri parçalamalarını isteyiniz.
Şekerin değişip değişmediğini
sorunuz. İsterlerse parçalanmış şekerleri tadabilirler.
2.
Sıcak
suyun içine şekeri atıp çözmelerini
isteyiniz (Öğrencilerin çözünme kavramını
biliyor olmaları gerekir). Şekerin
değişip değişmediğini
sorunuz. İsterlerse şekerli suyu tadabilirler.
Onlardan şekerli suyu ısıya dayanıklı
bir kaba (beher olabilir) döküp ısıtmalarını
isteyiniz (miktarı az tutulmalı ki
suyunun buharlaştırılması
çok zaman almasın). Su buharlaştırıldıktan
sonra kalan şekeri tadıp şekerin
değişip değişmediğine
karar vermelerini isteyiniz.
3.
Küp
şekeri bir deney tüpüne ya da ısıya
dayanıklı bir kaba koyup ısıtmalarını
isteyiniz. Şeker kahverengileşinceye
kadar devam etsinler. Deney sonucundaki şekeri
ilk baştaki şekerle karşılaştırmalarını
isteyiniz (temiz çalıştılarsa
tadabilirler). Şekerin değişip
değişmediğini sorunuz.
Bu üç etkinlikten elde ettikleri sonuçları aşağıdaki
tabloya yazmalarını isteyiniz.
| Madde |
Ne yaptım? |
Şekerin şekli değişti |
Şekerin tadı değişmedi. |
Şekerin tadı değişti. |
| Küp şeker |
Parçaladım |
|
|
|
| Küp şeker |
Suda çözdüm |
|
|
|
| Küp şeker |
Isıttım |
|
|
|
Yukarıdaki etkinlikten sonra fiziksel ve kimyasal değişim
kavramları öğrencilerin etkinlik sonuçlarından
yola çıkarak öğretmenin rehberliğiyle
oluşturulabilir. Küp şeker parçalandığında
ve suda çözüldüğünde şekli değiştiği
fakat tadında (dolasıyla yapısında)
değişim olmadığı için
fiziksel değişime, yakıldığında
ise tadının da değiştiği
için kimyasal değişime uğramıştır.
Bu tür etkinlikleri yaparken öğrenciler
olay üzerinde düşünmeye başladıkları
için genelde kendi soruları ortaya çıkar,
fakat öğrenciler pasif öğretimden
aktif öğrenmeye alışma sürecinde
iseler soru üretemeyebilirler. Bu durumda öğretmen
şu soruları öğrencilere verebilir,
merak ettikleri başka olaylar varsa listeye
ekleyebilir ve bu sorulardan birini seçip grup
ya da bireysel olarak deneyler yapmalarını
(malzemeleri önceden hazırlayarak), araştırmalarını
ve sınıfa sunmalarını isteyebilir.
Fiziksel
Değişim mi, Kimyasal Değişim
mi?
Yapılışı
Aşağıdaki soruları öğrencilere okuyunuz ve araştırmak
istedikleri bir tanesini grup olarak seçerek
denemelerini ve fiziksel değişim ya
da kimyasal değişim olduğuna
karar vermelerini, daha sonra da deneylerini
ve sonuçlarını sınıfa sunmalarını
isteyiniz.
1.
Margarini
eritiniz. Bu bir fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişimmidir? İspatlayınız.
2.
Margarini
eridikten sonra ısıtmaya devam ederek
yakınız. Bu bir fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişim midir? İspatlayınız.
3.
Buzu
eritiniz. Bu bir fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişim midir? İspatlayınız.
4.
Buz
eridiğinde elde ettiğiniz suyu kaynatınız.
Bu bir fiziksel değişim mi yoksa kimyasal
değişim midir? İspatlayınız.
5.
Limon
suyuna kulak temizleme çubuklarını
batırarak kağıdın üzerine
resim yapınız ya da yazı yazınız.
Öğretmeninizin rehberliğinde ısıtıcıya
tutarak kurutunuz. Resim ya da yazılarınız
kahverengileşti mi? Bu bir fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişim midir? İspatlayınız.
6.
Kola
ya da gazlı içeceklerin içine beyaz leblebi
atınız. Bu bir fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişim midir? İspatlayınız.
7.
Kolaya
su ekleyiniz. Bu bir fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişim midir? İspatlayınız.
Ev ödevi: Bu akşam mutfakta bir büyüğünüzü yemek hazırlarken gözleyiniz.
Maddeleri değişime uğratıyor
mu? Uğratıyorsa bunlar fiziksel değişim
mi yoksa kimyasal değişim mi karar
veriniz ve sınıfta paylaşmaya
ve savunmaya hazır olunuz.
KULLANILAN
MADDELER
| Madde |
Büyüğüm maddeye ne yaptı? |
Madde fiziksel değişime uğradı. |
Madde kimyasal değişime uğradı. |
Neden bu karara vardınız. |
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
KARIŞMIŞ MADDELER NASIL AYRILIR?
Kullanılan Bilimsel Süreç Becerileri: Gözlem, çıkarım, sınıflandırma,
verileri yorumlama, iletişim kurma.
Malzemeler: Tuz, su, kum, un, çakıl, süzme kağıdı ya da dayanıklı
kağıt havlu, huni, 2-3 beher, mıknatıs,
demir tozları ve elek.
Yapılışı:
1.
Dersten
önce bir beherde tuzu suyun içinde çözünüz.
Beherin üzerine tuz-su karışımı
yazınız.
2.
Kum
ve suyu karıştırınız
ve üzerine kum-su karışımı
yazınız.
3.
Bir
kapta un ve çakılı karıştırınız
ve üzerine un-çakıl karışımı
yazınız.
4.
Bir
kapta da demir tozlarını su ile karıştırınız
ve üzerine demir tozu-su karışımı
yazınız.
5.
Hazırladığınız
karışımları öğrencilerin
gruplar halinde çalışacakları
masaların üzerine koyunuz. Öğrencilere
dersin başlangıcında problemi
tanıtınız:
Problem: Bu kaplardaki maddeler birbirine karışmıştır.
Okulumuzun bu maddelere acilen ihtiyacı
vardır. Okulumuza yardım etmek için
bu karışımları ayırabilir
misiniz?