|
İçindekiler
İLKOKUMA-YAZMA
ÖĞRETİMİNDE KARŞILAŞILAN
SORUNLARA İLİŞKİN
ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ
Yard.Doç.Dr.
Süleyman Çelenk
Abant İzzet Baysal Üniversitesi
ABSTRACT:
In this research, the teachers' opinions on problems
faced while teaching children to read and write are
identified with quantitative and qualitative data. According
to the results of the study, most of the teachers are
in consensus on common problems. Teachers think that
the analysis method starting with the sentence is the
best method to teach reading and writing, but they also
think that there are problems in the education of the
teachers who will apply this method and on-the-job training
is inadequate. They believe in the necessity of teacher-parent
co-operation to achieve the desired success, but they
also suggest that the parents be educated as well in
order to avoid the child's conflicts between parents
and the teacher.
ÖZ:
Bu araştırmada, ilkokuma-yazma öğretiminde
karşılaşılan sorunlara ilişkin
öğretmen görüşleri niceliksel
ve niteliksel verilerle belirlenmiştir. Araştırmada
elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin;
ilkokuma-yazma öğretiminde en uygun yöntemin
cümleden başlayan çözümleme
yöntemi olduğu, ancak bu yöntemi uygulayacak
öğretmenin eğitiminde bazı sorunların
bulunduğu, öğretmenin işbaşında
eğitiminin yetersiz olduğu, öğretimde
istenilen başarının elde edilmesi
amacıyla öğretmen-veli işbirliğinin
gerekli olduğu, ancak, öğrencinin öğretmen-veli
çelişkisine maruz kalmaması için
velilerin eğitilmelerinin uygun alacağı
düşüncelerinde birleştikleri saptanmıştır.
GİRİŞ
Modern toplumsal hayatın gelişmesiyle okuma-yazma
öğrenmenin önemi artmış olup,
okur yazarlık oranındaki yükseklik
çağdaş gelişmenin bir ölçütü
haline gelmiştir. Bu öneminden dolayıdır
ki ilkokuma-yazma öğretimini çocuğa
sadece ilkokuma-yazma becerisinin kazandırılacağı
bir çalışma olarak düşünülmemesi
gerektiği görüşü yaygın
bir kabul görmüştür. İlkokuma-yazma
öğretiminde hedef; okuma-yazma becerisini kazanmış
olan çocuğun, aynı zamanda hızlı,
doğru, anlayarak okuması,okumaktan zevk alması
ve işlevsel bir yazma yeteneği geliştirmesi
olarak ele alınmaktadır,
İLKOKUMA-YAZMA
ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER
Okuma-yazma öğretiminde, tarihi gelişim
süreci de dikkate alındığında
çeşitli öğretim yöntemleri
uygulanmıştır. Gray (1975)'e göre
İlkokuma-yazma öğretim yöntemleri
aşağıdaki yaklaşımlarla
ele alınmaktadır.
A. Fonetik (Ses)
Değerlerini Öne Alan Yöntemler
Gray (1975)'de fonetik değerleri öne alan yaklaşımlar,
Türkçe literatürde daha çok adında
"bireşim yöntemi" olarak söz
edilen yaklaşımlardır. Bu yaklaşımlar
sırasıyla şunlardır:
1. Alfabe Yöntemi:
Bu yöntemde önce harfler öğretilir,
Harflerin ikişerli üçerli hecelemesinden
sonra kelimeler cümleler oluşturularak öğretime
devam edilir. Bu yaklaşım en eski ve yüz
yıllar boyunca sürmüş bir öğretim
yaklaşımıdır.
2. Ses (Fonetik)
Yöntem: Bu yaklaşımda önce
dildeki seslerin tanıtılmasıyla
öğretime başlanır. Bu yaklaşımda
sesleri tanımak için kelimelerin ilk sesinden
yararlanılır. Örneğin, "o"
sesi için "okul", "a" sesi
için "at", "d" sesi için
"dede" kelimesinden yararlanılır.Seslerin
tanıtımı önce belirlenmiş
bir sıraya görü alfabedeki ünlü
sesler ve daha sonra da ünsüz seslerin tanıtımı
şeklinde olur. Sesler bu şekilde tanıtıldıktan
sonra da yukarıda sözü edilen alfabe
yönteminde olduğu gibi, önce bu seslerle
ikişerli üçerli heceler, bu hecelerden
de aşamalı olarak kelime ve cümlelere
doğru bir yol izlenir.
3. Hece Yöntemi:
Bu yaklaşımda öğretimin temelini
hece oluşturur. Öğrenilen hece sayısı
arttıkça bu hecelerden yeni yeni kelime
ve cümleler oluşturularak öğretim
devam eder. Bu yaklaşımda, öğretimin
başlangıcının hece olması
nedeniyle yukarıda sözü edilen diğer
bireşim (sentetik) yöntemlerinden farklı,
ancak, heceden kelime ve cümlelere doğru bir
öğretim şekli uygulanmış
olması bakımından da benzer bir
yol izlendiği görülmektedir.
B. Okuduğunu
Anlamayı Esas Alan Yöntemler
Gray (1975)'e göre, okuduğunu anlamayı
öne çıkaran bu yaklaşımlardan
Türkçe literatürde "çözümleme
yöntemleri" olarak söz edilmektedir: Bu
yaklaşımlar ise şunlardır.
1. Kelime Yöntemi:
Bu yöntemde kelime bir anlam birimi olarak ele
alınmaktadır. Her öğretilen yeni
kelime, önce cümle veya cümlecikler içerisinde
tekrar edilir. Daha sonra kelime içerisindeki
hece ve harflere öğrencinin dikkati yönlendirilir.
Arka arkaya öğretilen kelimelerin birbiriyle
cümle ve metin ilişkisine dönüşecek
şekilde seçilmesine özen gösterilir.
Bu yöntem içinde yer alan Gray (1975)'de
sözü edilen bir de "cümlecik yöntemi"
bulunmaktadır. Bu yönteme göre, basit
bir cümle parçası içine aldığı
kelimeden daha anlamlıdır. Daha hızlı
okuyucu yetiştirmek için bir kelime grubuyla
işe başlamak daha iyi bir yaklaşımdır.
2. Cümle
Yöntemi: Bu yaklaşımda gerçek
bir doğal düşünce birimi olarak
cümle ele alınmaktadır. Kelimeler
cümle içerisinde gerçek anlamına
ve konuşma vurgusuna sahip olabilirler. Cümle
aynı zamanda bilgiyi kazanma sürecine uygun
bir özellik taşır. Cümle ile
öğretimde, arka arkaya öğretilen cümleler
bir metin bütünlüğü oluşturacak
biçimde seçilirse öğretime sağlayacağı
yarar daha da iyi olacaktır. Cümle öğrenciyi
okuduğu konuyu düşündürmeye
yönelttiği için, okuduğunu anlamada
daha etkin bir yarar sağlayacaktır. Cümle
zaman içerisinde kelimelere, kelimeler hecelere,
heceler de harflere ayrılarak çocuğun
okumayı çözümlemesi öğretimin
aşamalarını oluşturur.
3. Öykü
Yöntemi: Cümle yönteminin daha geniş
bir uygulamasıdır. Bu yaklaşımda,
öyküler çocuklar için daha ilginç
olduğu için okuma-yazmanın öğrenilmesi
daha da çekici hale geldiği düşüncesinden
hareket edilir. Öykülerle gerçek düşünce
zinciri oluşturduğundan, diğer bütün
yöntemlerin sakıncalarının
bu yaklaşımla ortadan kaldırılacağına
inanılmaktadır. Öğretime çocukların
ilgisini çekmek amacıyla önce öykünün
anlatılmasıyla başlanmakta, daha
sonra da öykü bütün detaylarıyla
öğrencilere tanıtıldıktan
sonra, analitik bir yaklaşımla, öyküyü
oluşturan cümleler, cümleler içinde
kelimeler, kelimeler içinde heceler, heceler
içinde de sesler tanıtılarak çocukların
okumayı çözümlemeleri yoluna
gidilmektedir.
C. Karma Yöntemler
Bu yaklaşım, bireşimsel yöntemlerin
sakıncalarından kaçınmak,
çözümleme yöntemlerinin uygulamadaki
güçlüğünü gidermek amacıyla
daha çok uygulamadaki öğretmenlerin geliştirdiği
bir ara öğretim yoludur (Çelenk, 1993).
Bu yöntemlerde, harf-fonetik, fonetik-hece, fonetik-kelime,
hece-kelime- harf, cümlecik-cümle, kelime-hikâye-cümle
vb biçimde bir araya getirilerek harmanlanmaktadır.
Yöntemin, "eklektik (seçici)" ve
"bilinçlendirme" başlıkları
altında iki ayrı yaklaşımı
vardır (Güneş, 1997).
TÜRKİYE'DEKİ
İLKOKUMA YAZMA PROGRAMININ YAKLAŞIMI
İlköğretim okulu 1. kademe programında,
ilkokuma-yazma öğretiminde izlenecek yol şu
şekilde özetlenmektedir (MEB, 1995, s.66):
"İlkokuma ve
yazmaya öğrencinin anlayabileceği kısa cümlelerle
başlanmalıdır. Zamanla bu cümleler kelimelere,
kelimeler hecelere, bölünmelidir. Daha sonra
heceler içindeki harflerin sesleri sezdirilmeye
çalışılmalıdır.
Bu çözümlemeler sonunda elde edilen
kelime, hece ve sezilen harflerle yeni yeni cümle
ve kelimeler kurulmalıdır.
Cümlelerin, kelimelerin ve hecelerin bölünmesini
kolaylaştırmak için öğretmen aynı kelimeleri
içine alan cümlelerden,
içinde aynı hece bulunan kelimelerden yararlanmalıdır.
Üzerinde durulan cümle ve kelimeleri öyküler,
masallar,
tekerlemeler içinde kullandırmaya önem vermeli
ve ilkokuma ve yazma konularının öğrencilerin ilgisini
çekecek nitelikte
olması sağlanmalıdır."
Yukarıdaki
açıklamadan da anlaşılabileceği
gibi, ilköğretim okulu 1. sınıf
ilkokuma-yazma öğretim programı, cümleden
başlayan çözümleme yöntemini
önermektedir.
İLKOKUMA-YAZMA
ÖĞRETİMİNDE ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNE
BAŞVURMANIN GEREKLİLİĞİ
Eğitimde niteliğin geliştirilmesi, eğitim
kurumlarının en önemli görevidir.
Eğitim kurumlarında tüm eğitim etkinlikleri
önceden hazırlanan bir programa bağlı
olarak yürütülür. Çünkü,
uygulanan eğitimin niteliği büyük ölçüde
uygulanan programın kalitesine bağlıdır.
Uygulanan programın kalitesi ise çağın
bilimsel ve teknolojik gelişmelerine uygun olarak
kendisini yenileyebilmesi, yani geliştirebilmesiyle
olanaklıdır. Program geliştirme, en
genel anlamıyla, programın tasarlanması,
uygulanması, değerlendirilmesi ve değerlendirme
sonucu elde edilen veriler doğrultusunda düzeltilmesi;
bir ölçüde yeniden düzenlenmesi
sürecini içerir. Bu anlamda program geliştirme
sürekli yenileşme çabasını
gerektirir (Erden, 1993).
Öğretmen
eğitim programlarının uygulanmasından
sorumludur. Uygulamadan doğan sorunları yaşayan
ve bunun sonucunda da rahatsızlıkları,
eksiklikleri en iyi gören durumundadır. Bu
nedenle, ilkokuma-yazma öğretimi programının
uygulanması sırasında karşılaşılan
sorunları öğretmen görüşlerine
göre saptayıp değerlendirmek ve bu doğrultuda
programın iyileştirilmesine yönelik
öneriler geliştirmek, eğitim sorunlarını
kaynağında çözmenin bir yoludur.
Problem
İlkokuma-yazama öğretim programının
uygulanmasında karşılaşılan
sorunlara yönelik öğretmen görüşleri
nelerdir?
Alt Problemler
1. İlkokuma
ve yazma öğretim programından doğan
sorunlar nelerdir?
2. Öğretmenlerin yeterliklerine ilişkin
sorunlar nelerdir?
3. Okul-aile ilişkilerinden kaynaklanan sorunlar
nelerdir?
4. Öğretmenlerin bu sorunların çözümüne
ilişkin önerileri nelerdir?
YÖNTEM
Araştırmanın alt problemlerinin analizinde
niceliksel ve niteliksel verilerden yararlanılmıştır.
Niteliksel verilerin elde edilmesinde anket-tarama (survey)
ve niteliksel verilerin toplanmasında da yapılandırılmış
görüşme tekniklerinden yararlanılmıştır.
Niceliksel verilerle öğretimde karşılaşılan
sorunların kaynağı belirlenmeye çalışılmış
olup, niteliksel verilerle de bu sorunlara ilişkin
öğretmenlerin düşünce ve önerileri
saptanmıştır.
Araştırmanın
evreni Bolu merkez ilköğretim okullarında
çalışan sınıf öğretmenleridir.
Araştırmanın örneklemi rasgele
atama tekniği ile seçilen 103 sınıf
öğretmeninden oluşmuştur. Niteliksel
verilerinin elde edilebilmesi için 10 öğretmenin
görüşüne başvurulmuştur.
Bu öğretmenlerin 5 tanesini halen ilkokuma-yazma
dersini yürütmekte olan öğretmenlerden,
5 tanesi de önceki yıllarda ilkokuma-yazma
öğretiminde görev almış ve
mesleğinde başarılı (okul yönetiminin
başarılı bulduğu ve veliler tarafında
tercih edilen) öğretmenlerden oluşmuştur.
Ayrıca katılımcı öğretmenlerin
seçiminde gönüllülük esası
dikkate alınmıştır.
BULGULAR VE YORUM
Araştırmanın bu bölümünde
öğretmenlerden elde edilen niceliksel ve niteliksel
bulgulara yer verilmiş olup, bu bulgular doğrultusunda
yorumlamalar yapılmıştır.
1. İlkokuma-yazma
Öğretim Programına İlişkin
Öğretmen Görüşleri
Bu başlık altında öğretmenlerden
elde edilen, öğretim programının
uygulanmasına ilişkin sayısal veriler
TABLO l, ll, lll'de sunulmuş ve tabloların
altında bu durumla ilgili öğretmen görüşlerine
yer verilmiştir.
Tablo 1'de de görüldüğü
gibi, öğretmenlerin büyük çoğunluğu
çözümleme yöntemine devam edilmeli
görüşünü savunurken, önemli
bir kısmı da karma bir öğretim
yolundan yana görülmektedir. Bu konudaki öğretmen
görüşleri aşağıda verilmiştir.
TABLO 1
İlkokuma-yazma Öğretiminde Öğretmenlerin
Öğretim
Programına İlişkin Görüşleri
|
Yöntemler
|
N
|
%
|
|
Çözümleme yöntemine
devam edilmelidir
|
58
|
57
|
|
Bireşim (harf) yöntemi
uygulanmalıdır
|
1
|
1
|
|
Karma bir öğretim yolu
izlenmelidir
|
23
|
22
|
|
Öğretmen yöntem seçiminde
serbest olmalıdır
|
21
|
20
|
|
Toplam
|
102
|
100
|
Görüşme
Sonuçları:
İlkokuma-yazma öğretiminde öğretmenlerin
öğretim programına ilişkin görüşleri
aşağıdaki noktalar üzerinde odaklanmaktadır.
-
Program hazırlanırken
öğretmenin görüşü alınmalıdır
-
Çözümleme
yöntemi ilkokuma-yazma öğretiminin en
iyi yoludur.
-
(Ancak) öğretmen
öğretim sürecinde kendi mesleki deneyimlerini
kullanabilmeli, programın sınırlamaları
öğretmenin yaratıcılığını
önlememelidir
-
Önemli
olan program değil öğretmenin iyi olmasıdır.
Öğretmen iyi eğitilirse, program sorun
olmaz.
-
Cümle ile
başlayan çözümleme yöntemi
iyi bir yöntemdir. Başka yöntem arayışlarına
gerek yoktur.
TABLO ll
Öğretmenlerin Öğretim Yılı
Başında Yürütülen Hazırlık
Evresine
İlişkin Görüşleri
|
Süre
|
N
|
%
|
|
Bir haftalık süre yeterlidir
|
16
|
16
|
|
Süre iki hafta olmalıdır
|
28
|
27
|
|
Hazırlık süresi
daha uzun olmalıdır
|
57
|
56
|
|
Hazırlık için
süre ayırmanın gereği yoktur
|
1
|
1
|
|
Toplam
|
102
|
100
|
Tablo ll' de görülebileceği
gibi, öğretmenler hazırlık süresinin
daha uzun olması düşüncesindedirler.
Bu konudaki öğretmen görüşleri
aşağıda verilmiştir.
Görüşme
Sonuçları:
İlkokuma-yazma öğretiminde öğretmenlerin
öğretim yılı başında
yürütülen hazırlık evresine
ilişkin görüşleri aşağıdaki
noktalar üzerinde odaklanmaktadır.
-
Hazırlıkta
süre çocuğun okul öncesi eğitim
alıp almaması ve ailede kazandığı
bilgi ve becerilerine dayandırılmalıdır.
-
Hazırlık
döneminde çocuğa öykü, masal
okuma, oyundan yararlanma onun okula bağlılığını
ve okuma-yazma öğrenmeye yönelik eğilimlerini
güçlendirmektedir.
-
Hazırlık
döneminde çocuğun konuşturulması,
onun kendine yönelik güven kazanmasına
neden olmaktadır.
Tablo lll incelendiğinde
görülebileceği gibi, ilkokuma-yazma öğretiminin
en sorunlu basamakları hece ve harf evresinde yaşanmaktadır.
Bu soruna ilişkin öğretmen görüşleri
aşağıda verilmiştir.
TABLO lll
İlkokuma-Yazma Öğretiminde En Fazla Sorun
Yaşanan Öğretim
Basamağına İlişkin Öğretmen
Görüşleri
|
Öğretim basamağı
|
N
|
%
|
|
Cümlenin öğretiminde
|
10
|
10
|
|
Kelimenin öğretiminde
|
1
|
1
|
|
Hecenin öğretiminde
|
25
|
24
|
|
Harfin (sesin) sezdirilmesinde
|
27
|
25
|
|
Hece ve harfte (ikisini birden
tercih etmiş)
|
38
|
36
|
|
Bütün işlem basamaklarında
|
4
|
4
|
|
Toplam
|
105
|
100
|
Görüşme
Sonuçları:
İlkokuma-yazma öğretiminde öğretmenlerin
en fazla sorun yaşanan öğretim basamağına
ilişkin görüşleri aşağıdaki
noktalar üzerinde yoğunlaşmaktadır.
-
Eğer öğretmen
çalışma tekniğini iyi bilirse
kelime döneminde, ayrı bir hece ve harf
çalışması yapmadan harfi
sezdirmek mümkündür.
-
Cümle ve
kelime dönemlerinde çocuk iyi hazırlanırsa
hece-harf döneminde sorunlar yaşanmaz.
-
Hece-harf döneminin
ayrı dönemler olmasına gerek yoktur.
Bu dönemde harf kesinlikle sezdiriliyor.
-
Hece-harf döneminin
sıkıntısı "Çocuk
okuyabilecek mi?" endişesine bağlı
telaştan kaynaklanıyor. Bu dönemde
velilerden "Falanca sınıf okumayı
sökmüş, acaba bizimki geç mi
kaldı?" şeklinde telefonlar gelmektedir.
Bu durumlar gereksiz telaşlanmalara neden olmaktadır.
-
Okumayı
öğrenemeyen çocuk yoktur. Ancak her
çocuk zamanı gelince okur. Öğretmenler
kendilerini yarışma içerisinde
görmemelidir. Çünkü, öğretmenin
telaşı, öğrenciyi de veliyi
de telaşa sokmaktadır.
2. Öğretmenlerin
Yeterliklerine İlişkin Görüşleri
Bu alt probleme ilişkin sayısal veriler Tablo
lV, V ve Vl'da sunulmuştur, duruma ilişkin
öğretmen görüşleri tabloların
altında verilmiştir.
TABLO lV
İlkokuma-yazma Öğretiminde Öğretmenin
Kendi Yeterliğine
İlişkin Görüşleri
|
Kendini yeterli
bulup bulmadığı
|
N
|
%
|
|
Yeterliyim
|
16
|
15
|
|
Eksiklerim
var
|
74
|
72
|
|
Tamamen yetersizim
|
14
|
13
|
|
Toplam
|
104
|
100
|
Tablo lV'de görülebileceği
gibi, öğretmenler büyük ölçüde
kendilerini bu konuda ya eksik ya da tamamen yetersiz
hissetmektedirler. Bu duruma ilişkin öğretmen
görüşleri ise aşağıda
verilmiştir.
Görüşme
Sonuçları:
İlkokuma-yazma öğretiminde öğretmenlerin
kendi yeterliklerine ilişkin görüşleri
aşağıdaki gibidir.
-
Hizmet öncesi
okulda alınan eğitim yeterli değildir.
-
Kendimi yeterli
hissediyorum çünkü, öğretim
sürecinde kendi deneyimleriyle kendini yetiştirebiliyor.
-
Öğretmenin
kendini yetiştirmesi için kaynak desteği
sağlanmalıdır.
TABLO V
Öğretmenlerin Eğitim Almaları Gerektiğine
İlişkin Görüşleri
|
Eğitim alma ihtiyacı
|
N
|
%
|
|
Eğitime ihtiyaç duyuyorum
|
43
|
41
|
|
Kedimi işbaşında
eğitebilirim
|
57
|
55
|
|
Eğitime gerek duymuyorum
|
4
|
4
|
|
Toplam
|
104
|
100
|
Tablo V'de görüldüğü
gibi, öğretmenler, eğitim almaları
gerektiği konusunda birleşirken, büyük
çoğunluğun bu eğitimi kendilerini yetiştirmek
suretiyle gerçekleştirebilecekleri inancındadırlar.
Bu duruma ilişkin öğretmen görüşleri
aşağıda verilmiştir.
Görüşme
Sonuçları:
İlkokuma-yazma öğretiminde öğretmenlerin
eğitim almaları gerektiğine ilişkin
görüşleri aşağıda sunulmaktadır.
-
Öğretmen
uyguladıkça kendine ait bir yöntem
geliştiriyor.
-
Öğretmen
sürekli olarak kendisini yenilemelidir.
-
Öğretmene
kaynak desteği sağlanırsa kendi kendiri
eğitebilir.
-
Üniversite
okuma-yazma öğretimi konusunda eğitim
desteği sağlarsa yararlı olur.
-
Ancak, eğitim
fakültelerinin yeni mezunları bu konuda
güven vermiyor.
TABLO Vl
İlkokuma-yazma Öğretiminde Denetim Elemanlarınca
Yapılan
Rehberliğin Yeterliğine İlişkin Görüşleri
|
Eğitim alma ihtiyacı
|
N
|
%
|
|
Yeterlidir
|
19
|
18
|
|
Yeterli fakat,
yoğunlaştırılması
gerekir
|
40
|
39
|
|
Tamamen yetersizdir
|
44
|
43
|
|
Toplam
|
103
|
100
|
Tablo VI'da görülebileceği
gibi, ilköğretim müfettişlerince verilen
ilkokuma-yazma öğretimine yönelik eğitici
çalışmaların yoğunlaştırılmasından
yana görülmektedir. Bu duruma ilişkin
öğretmen görüşleri aşağıda
verilmiştir.
Görüşme
Sonuçları:
Öğretmenlerin ilkokuma-yazma öğretiminde
denetim elemanlarınca yapılan rehberliğin
yeterliğine ilişkin görüşleri
aşağıdaki gibidir.
-
Milli Eğitimin
ve denetim elemanlarının sağladığı
destek yetersiz.
-
Denetim elemanlarının
yaptığı rehberlik yeterli değil.
-
Denetim yapılmış
olmak için yapılıyor. Öğretmene
yol göstermiyor.
3. Öğretmenlerin
Öğretmen-Aile İlişkisine İlişkin
Görüşleri
Bu alt probleme ilişkin sayısal veriler Tablo
Vll ve Vlll de tablolaştırılmıştır.
Bu durumla ilgili öğretmen görüşleri
tabloların altında verilmiştir.
TABLO Vll
Öğretmenlerin Öğretim Yılı
Başında Kurulacak Veli-Öğretmen
İşbirliğine
|
Gerekli olup
olmadığı
|
N
|
%
|
|
Gerekli görüyorum
|
92
|
89
|
|
Yararlı
sonuç vereceğini düşünmüyorum
|
2
|
2
|
|
İlkokuma-yazma
öğretiminde veli öğretmen-öğrenci
arasına girmemelidir
|
9
|
9
|
|
Toplam
|
103
|
100
|
Tablo Vll'de görülebileceği
gibi, öğretmenlerin çok büyük
çoğunluğu öğretim yılı
başında kurulacak öğretmen veli
işbirliğini gerekli görmektedir. Duruma
ilişkin öğretmen görüşleri
aşağıda verilmiştir.
Görüşme
Sonuçları:
Öğretmenlerin öğretim yılı
başında kurulacak veli-öğretmen
işbirliğine ilişkin görüşleri
aşağıdaki görülmektedir.
-
Veli öğretmen
işbirliğini oldukça gereklidir.
-
Velinin desteği
başarıyı artırıyor.
-
Okuma-yazma
öğretiminde velinin devre dışı
bırakılması olanaksızdır.
-
Çocuğa
velinin verdiği destek onun kendine güvenini
artırmaktadır.
TABLO Vlll
İlkokuma-yazma Öğretiminde Velilerin Çocuklarına
Evde Sağladığı Öğretim
Yardımına İlişkin Öğretmen
Görüşleri
|
Yararlı bulup bulmadığı
|
N
|
%
|
|
Yararlı buluyorum
|
56
|
54
|
|
Yardımın olup olmaması
sonucu değiştirmez
|
6
|
6
|
|
Sakıncalı buluyorum
|
42
|
40
|
|
Toplam
|
104
|
100
|
Tablo Vlll'de görülebileceği
gibi, öğretmenlerin büyük çoğunluğu
velinin öğrenciye sağladığı
eğitim yardımını gerekli görürken,
azımsanamayacak miktardaki bir öğretmen
grubu da velinin çocuğa yardımını
sakıncalı görmektedir. Bu duruma ilişkin
öğretmen görüşleri aşağıda
sunulmuştur.
Görüşme
Sonuçları:
Öğretmenlerin ilkokuma-yazma öğretiminde
velilerin çocuklarına evde sağladığı
öğretim yardımına ilişkin
görüşleri aşağıdaki gibidir.
-
Uygulamada çocuk
aile-öğretmen çelişkisi yaşamamalıdır.
-
Veli öğretmen
ortak bir noktada buluşmalıdır.
-
Öğretmenin
uyguladığı yöntemin dışında
yapılan farklı uygulama öğrenciyi
zor durumlara sokuyor.
-
Bu amaçla
veli eğitilmelidir. Velinin eğitimi sadece
öğretim yılı başında
değil öğretimin her basamağında
nelerin nasıl yapılacağı,
çocuğa eğitim desteğin hangi yolla
nasıl sağlanacağı, hatta harflerin
yazılış yönünün
nasıl olacağı konusunu bile kapsamalıdır.
SONUÇ VE
ÖNERİLER
Yapılan araştırma sonucunda elde edilen
öğretmen görüşleri şu şekilde
özetlenebilir: Öğretmenler büyük
bir oranda cümle ile başlayan çözümleme
yönteminin ilkokuma-yazma öğretiminde uygun
bir yöntem olduğu görüşünde
birleşirken, bir kısmı da öğretimde
karma bir yaklaşımdan yana görülmektedir.
Çözümleme yöntemiyle yapılan
öğretim sürecinde en fazla sorunun hece
ve harf aşamasında yaşandığı,
hazırlık aşamasında öğretimin,
öğrencinin okul öncesi çevreden kazandığı
niteliklere uygun olarak bireyselleştirilmesinin
uygun olacağı görüşü öne
çıkmaktadır.
Öğretmenler,
ilkokuma-yazma öğretimi konusunda yetersiz oldukları,
bu yetersizliklerini kendi kişisel deneyim ve çabalarıyla
kapattıkları, denetim elemanları
ve Milli Eğitim Kurumu'nun bu eksikliği giderici
bir çabasının bulunmadığı,
üniversitelerin hizmet içi eğitim için
devreye girmelerinin uygun olacağı görüşlerinde
birleşmektedirler.
Öğretmenlerin
öne çıkardığı bir
başka durum da öğretimde öğretmen-veli
işbirliğidir. Öğretmenler, ilkokuma-yazma
öğretiminde velinin devre dışı
kalmasının mümkün olmadığı,
aslında velisinin yakın ilgisi ve desteğini
gören öğrencinin daha başarılı
olduğu, öğrenciyi veli-öğretmen
çelişkisi arasında bırakmamak
için, velilerin eğitilmesi gerektiği düşüncelerinde
birleşmektedirler.
Elde edilen bu bulgu
ve bilgilerin ışığında
şu öneriler yapılabilir:
1. İlkokuma-yazma
öğretiminde program geliştirme çalışmalarına
hız verilmeli, okuma-yazma öğretiminde
alternatif öğretim yaklaşım ve
süreçlerinin etkililiği üzerinde
deneme çalışmaları yapılmalıdır.
2. Milli Eğitim Bakanlığı-üniversite
işbirliği çerçevesinde işbaşındaki
öğretmeni eğitme çabaları
gözden geçirilerek, bu konuda daha etkin
ve planlı çalışmalara yer
verilmelidir.
3. Okullarda öğretmen-veli dayanışmasını
geliştirici çabalar, öğretmenlerin
özel gayretleriyle rastlantıyla geliştirilecek
işbirliğinin ötesine götürülerek,
sistematik ve programlı ilişkilere dönüştürülmelidir.
KAYNAKÇA
Çelenk, S.
(1993). İlkokuma-yazma Öğretiminde Aşamalı Bireşim
Tekniğinin etkinliği. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Hacettepe
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Erden, M. (1993).
Eğitimde Program Değerlendirme. Ankara: PEGEM
Yayınları.
Gray, W. S. (1975).
Okuma ve Yazma Öğretimi. Çev. Nejat Yüzbaşıoğulları.
MEB Yayınları.
Güneş, F. (1997).
Okuma-Yazma Öğretimi ve Beyin Teknolojisi. Ankara,
Ocak Yayınları.
İçindekiler
|